Yazı Detayı
17 Mayıs 2021 - Pazartesi 00:30
 
SAHİ ENGEL NEYDİ?
Paşa YAMAN
 
 

SAHİ ENGEL NEYDİ?

Paşa YAMAN

İnsanların senin vitrininde gördükleri büyük eksiklik. Kimine göre büyük eksiklik, kimine göre büyük kayıp,

kimine göre sınav, inanç içinde büyük bir sabır...VE acımasız bir dille  "Yarım İnsan."

"Engel" kelimesinin nesnel bir tarifi, ya da karşılığı olmadığı gibi, toplumda engelli diye nitenlendirilen kişilere karşıda farklı bakış açılarının olduğu bir gerçek.

Toplumun ekseriyet kesimi, engelli diye niteledikleri kişileri, acınası zavallı,  üzgün, umudsuz, karamsar, çökkün, değersiz bir gözle görürken, daha insani bir bakış açısına sahip olan cuzî kesimi ise, kişileri fiziksel eksiklikleri ile değerlendirmekten imtina ederler. Toplumun, engelli gördükleri kişilere acıyarak bakmayı merhamet, selam vermeyi lütuf, yardım etmeyi sağlıklı bedenlerinin sadakası olarak görmesi,   engellilerin toplum içerisinde hayatlarını istedikleri gibi yaşayamamalarına, toplumdan uzaklaşmalarına, kendilerinde var olan yeteneklere, becerilere odaklanamamalarına, özgüven kaybına ve mutsuzluğa sebep olmaktadır. Dolayısı ile engelli bireyi psikolojik çöküntüye götüren neden de engelleri değil, toplumun kendisi oluyor.

Toplumca ötekileştirilen, horlanan, dışlanan, uğruna çalışılan, çabalanılan  amacı bırakılmayan, yaratıcı, sorgulayıcı düşünce ve yeteneklerini somutlaştırma fırsatları ellerinden alınan engelli insan da, duygusal ve düşünsel kökenlerinden kopar, kendini yitirir, tüm devinimleri amaçsızlaşır, anlamsızlaşır, uyumsuzlaşır,  umarsızlaşır, yalnızlaşır. Zaman geçip yalnızlığı pekiştikçe de somut çevreye yabancılaşır, soyutlaşır...

Oysa engelli insan duygusaldır, narindir, kırılgandır, alıngandır...toplumun kendilerine bakış açılarından olumsuz etkilenebilir.

Engeli insan aynı zamanda dosttur, senin gülen yüzünün ağlayan yanını görebilendir.

Engelli insan,  diğer insanlarla iyi ilişkiler kurmak ister elbet, ancak doğal olmayan yapmacık ilişkiler, sahte kimlikler, maskeler, incelikten yoksun, düşüncesiz davranışlarla karşılaşınca vaz geçip içine kapanır. Bir gün doğal, içten, gerçek ruhunu dışarı yansıtan insanlarla karşılaşmayı umarak, hiç olmazsa ruhunun bir kısmını olsun kurtarmak için kendi içine göç eder...

 

Engelli dostum,

biliyorum, insanların engellinizi görüp size acıdığını düşünme duygusu çok acı verici, çok incitici ve onur kırıcıdır. Bu yüzden kendinizi işe yaramaz hissine, duygusuna kaptırıp, kendinizi içeriye haps etmekte buluyorsunuz çareyi. Yani topluma kızıp kendinizi cezalandırıyorsunuz. İşte bunu sakın yapmayın. Zayıf yanlarınızı görürler endişesiyle, toplum içine çıkmaktan, insanlarla yakınlaşmaktan korkmayın. Bırakın kim neyi görecekse görsün. Dışarı çıkın,  topluma karışın, acınası, zavallı, üzgün, umutsuz, karamsar, çökkün biri olmadığınızı gösterin. Engellinizle var olun, engellinizle meydan okuyun. Ona buna değil de, kendi hayatınıza bakın. Yapabileceğiniz halde bugün yapmıyorsanız, kaybediyorsunuz demektir. Yok işte, yaşayacağınız başka bir hayatınız yok. Çıkın dışarı, bırakın kendinizi sokağa, gösterin yaşama sevincinizi, yeteneklerinizi, becerilerinizi...Kendi engellinizden siz değil, sizi engelleyenler utansın size engelli demekten. İnsan kendisini bulduktan sonra başkalarının kendisiyle ilgili ne düşündüklerinden kurtulur.

Evet dışsal koşullarımızı, irademizin dışında gelişen olaylarımızı biz seçemeyiz, fakat bu koşullara, bu olaylara nasıl tepki vereceğimiz bizim elimizde. Bizi inciten de olayların kendisinden çok, onlara bakış açımızdır.  Bizi inciten, mutsuz kılan, bize sorun yaratan, olaylara karşı tutumlarımız ve onlara verdiğimiz tepkilerimizdir.

İnsanız, elbet kırgınlıklarımız olur,  hayata küsüşlerimiz, bazen hayal kırıklıklarımız, bazen de inandığımız şeylerin hiç beklemediğimiz anda hem de hiç beklemediğimiz yerden vurmaları olabilir. Sonra incinmelerimiz,  ağlamalarımız, isyanlarımız olabilir....

Hatta kötü olan şeyler hep bizi mi bulur diye sitem savurmalarımız da olabilir.

Ruhumuz insanların acımasızlığı ile incinmiş , umutlarımız tükenmiş, hayal kırıklıkları yaşamış olsak bile, hayata küsüp kendimizi karanlık bir dünyada yaşamaya mahkum etmemeliyiz.

Bedenimiz çok büyük acılar çekmiş olsa, kalp kırıklıkları yaşamış olsak bile, kendimizi uyuşturup bırakmamalıyız...Engellemizle var olup, Engeli mile hayata tutunmalıyız.

 
Etiketler: SAHİ, ENGEL, NEYDİ?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
24
20
0
3
7
10
2
Hatayspor
19
18
2
1
6
9
3
Fenerbahçe
19
13
2
1
6
9
4
Beşiktaş
17
18
2
2
5
9
5
Fatih Karagümrük
17
15
2
2
5
9
6
Konyaspor
17
14
1
5
4
10
7
Galatasaray
17
14
2
2
5
9
8
Alanyaspor
17
14
2
2
5
9
9
Altay
15
16
5
0
5
10
10
Adana Demirspor
12
14
3
3
3
9
11
Gaziantep FK
12
12
4
3
3
10
12
Yeni Malatyaspor
12
11
6
0
4
10
13
Kayserispor
11
13
5
2
3
10
14
Sivasspor
10
13
3
4
2
9
15
Başakşehir FK
9
11
6
0
3
9
16
Antalyaspor
9
10
4
3
2
9
17
Giresunspor
9
6
5
3
2
10
18
Göztepe
8
9
6
2
2
10
19
Kasımpaşa
6
10
6
3
1
10
20
Çaykur Rizespor
4
8
8
1
1
10
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı